Aladağ'da Şüpheli Av Kazası İddiası
Adana'nın Aladağ ilçesinde 17 yaşındaki Barış Şahin'in domuz avı sırasında arkadaşı tarafından yanlışlıkla vurularak hayatını kaybettiği iddia edilen olayın ardından, annesi Necla Şahin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yaşananların cinayet olduğunu öne süren acılı anne, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep etti. Olay yerinin temizlendiğini ve tek bir boş kovan bile bulunamadığını belirten Şahin, "18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun cezası olmalı" diyerek duruma tepki gösterdi.
Geçtiğimiz 30 Ağustos'ta Aladağ'da meydana gelen olayda, 17 yaşındaki Barış Şahin'in aynı yaştaki arkadaşı H.M. tarafından av sırasında vurulduğu ve hayatını kaybettiği iddia edilmişti. Ancak anne Necla Şahin, bu iddiayı reddederek, oğlunun av sevmediğini ve o gün Adana'ya gideceğini söylediğini belirtti. "O gün lise arkadaşı ‘Sıkılıyorum’ diyerek arıyor. Bir gün öncesinde benim evime gelip yemek yedi. Üç yıllık arkadaşlar, kötülük beklemedim. Saat 11.50’de bana haber geldi, oğlumun vurulduğunu söylediler. ‘Ava gitmiş’ dediler ama benim oğlum ava gitmedi. O gün Adana’ya gideceğini söyledi. Benim gözümün önünde çantasına bir tişört koydu, kemerini, şarj aletini koydu. Tüfek yoktu evden giderken ama orada iki tüfek varmış dediler" ifadelerini kullandı.
Anne Şahin, şüpheli H.M.'nin ifadesini üç kez değiştirdiğini ve bu ifadelerde ciddi çelişkiler olduğunu vurguladı. Şahin, "İlk ifadesinde ‘Ben önden gidiyordum, Barış arkadan geliyordu. Bir patlama oldu, Barış yerde yatıyordu’ dedi. İkinci ifadesinde ‘Domuz sandım, sıktım’ diyor. Üçüncü ifadesinde ‘Avlanmayı bilmiyordum. Barış ’Ava gidelim mi?’ dedi, kabul ettim. Kurşunu koydum, doğrulturken tüfek patladı’ diyor. İncelemede tüfeğin gazlı, bozuk ve çalışmayan bir tüfek olduğu belirtiliyor. Çalışmayan bir tüfekle nasıl bir insan öldürülebilir?" diye sordu.
Oğlunun vurulma şeklinin de kaza ihtimalini ortadan kaldırdığını savunan anne Şahin, "Mermi koltuk altından girip ciğerlerini parçalayarak karşı taraftan çıkıyor. Bu kaza değil. Kaza olsa kolunda olur, yüzünde olur. Kaza olsa ilk işin 112’yi aramak olurdu. Ambulans çağrılmıyor, akrabası olan çiftlik sahibini arıyorlar. Kendi araçlarıyla hastaneye götürüyorlar. Çocuk morga girdikten sonra bana haber geliyor. Olay yeri tertemiz edilmiş. Bir tane bile boş kovan yok. Köyde çiftlikte öldürülüp tarlaya getirildiği konuşuluyor. Savcı hanımdan talep ettim ama gerek görmedi. Ben sadece adalet istiyorum" dedi.
Karşı tarafın taziye ziyaretinin acısını artırdığını ifade eden Şahin, "Annesi geldi, ‘Benim çocuğumun da psikolojisi bozuldu’ dedi. Benim çocuğum öldü, benimle dalga geçer gibi konuştular. Bugün benim evladım öldü, yarın başkasının olacak. Sesimin duyulmasını istiyorum. Katillerin bir an önce cezaevine girmesini istiyorum. Bir gün önce oğlum varken, ertesi gün toprağa vereceğimi düşünemezdim. Oğlumun av merakı yok, güvenlik kamerası yok. 18 yaş altı bir çocuk eline tüfek alabiliyorsa bunun da cezası olmalı. Ailesi Adana’da, çocuk burada çiftlikte bırakılıyor. Kalp hastası olduğu söyleniyor. Bu anne baba da ceza almalı. Çocuklar sahipsiz bırakılıyor" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Uzunkuyu Mahallesi Muhtarı Ramazan Karlangıç da, Barış Şahin’in av merakı olmadığını ifade ederek, olayın aydınlatılması gerektiğini ve alınacak kararın gençlere örnek teşkil edeceğini kaydetti. Karlangıç, "Avı sevmezdi. Bu olayda iki kişi değil, birkaç kişi olduğu iddia ediliyor. Bir şey gördü ve susturulduğunu düşünüyoruz. Ceza alınmazsa bu olay başka çocuklara kötü örnek olur. Mahalle olarak olayın aydınlanmasını istiyoruz" diye konuştu. Barış Şahin’in çocukluk arkadaşı Zahide Güvercin ise, gözyaşlarıyla adalet beklediklerini ve anneye destek olarak seslerini duyurmak istediklerini söyledi.