Çin'de Düşen Doğum Oranları ve Nüfus Yaşlanması Endişeleri
Çin, düşen doğum oranları nedeniyle dördüncü yıl üst üste ölümlerin doğumları aşmasıyla nüfus küçülmesi ve yaşlanması sorunuyla karşı karşıya. Açıklanan son verilere göre, geçtiğimiz yıl 7,92 milyon bebek dünyaya gelirken, bu sayı bir önceki yılki 9,54 milyon doğumun altında kaldı. 2025 yılında ölümlerin sayısının 11,31 milyona ulaşması bekleniyor. Bu demografik değişim, ülkenin daha küçük ve yaşlı bir nüfusa doğru ilerlemesine işaret ediyor.
Hükümet, bu düşüşü tersine çevirmek amacıyla çeşitli önlemler uyguluyor. Devlet Başkanı Xi Jinping, "yeni bir evlilik ve çocuk yetiştirme kültürü" çağrısında bulunarak gençlerin aile kurma konusundaki görüşlerini etkilemeyi hedefliyor. Yerel yönetimler, kadınların adet döngülerinin takibi ve tıbbi olarak gereksiz kürtajların azaltılması gibi bazı tartışmalı yöntemler de dahil olmak üzere vatandaşları bebek sahibi olmaya teşvik etmeye çalışıyor.
Bu çabalar kapsamında, 1 Ocak'tan itibaren doğum kontrol ilaçları ve prezervatiflere yüzde 13 katma değer vergisi uygulanmaya başlandı. Ancak bu adım, kamuoyunda kayıtsızlık, alay ve eleştirilerle karşılandı. Vatandaşlar, fiyat artışının alışkanlıklarını değiştirmeyeceğini ve çocuk yetiştirmenin genel maliyetinin bu tür vergilerden çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. Kaliforniya Üniversitesi'nden sosyoloji profesörü Wang Feng gibi uzmanlar da, parasal teşviklerin doğurganlığı artırmada genellikle etkisiz olduğunu vurguluyor.
Gençler arasında, yavaşlayan ekonomi, konut krizi ve yüksek genç işsizliği gibi faktörler çocuk sahibi olmaktan caydırıcı etki yaratıyor. Birçok genç, maddi sıkıntılar nedeniyle evliliği ve ebeveynliği ertelemeyi tercih ediyor.
Çin'in bu sorunu, yetkililerin tek çocuk politikasını on yıl önce gevşeterek çiftlere iki, ardından üç çocuk sahibi olma izni vermesine rağmen hızla derinleşti. Çalışma çağındaki nüfusun keskin bir düşüş yaşadığı ülkede, 60 yaş ve üzeri vatandaşların sayısının 2035 yılına kadar 400 milyona ulaşması öngörülüyor. Bu durum, kamu emeklilik ve sağlık sistemleri üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Hükümet, emeklilik yaşını kademeli olarak yükseltme planları yapsa da, bu yaş dünya genelindeki en düşük seviyeler arasında kalmaya devam ediyor.
Bazı parti yetkilileri, evlilik oranlarını artırmak ve dolayısıyla doğum oranlarını teşvik etmek amacıyla başarılı çöpçatanlara nakit ödüller bile teklif ediyor. Ancak çöpçatanlık hizmeti veren profesyonellerin deneyimleri, gençlerin evlenmeye olan ilgisinin azaldığını gösteriyor.
Özetle, Çin hükümetinin kapsamlı ve çeşitli önlemlerine rağmen, düşen doğum oranlarını tersine çevirme çabaları, demografik eşiğin aşılmış olması ve genç nüfusun karşılaştığı ekonomik zorluklar nedeniyle önemli engellerle karşılaşıyor.